
Sevgililer gününde önce adamın karnını doyurun ;)
Batu Akyol - 13.02.2010
Sevgililer gününde özel birşeyler yapmak adetine ne kadar bağlısınız bilemiyorum. Bu ya da herhangi içinizi ısıtan bir unsura ait özel bir gün olması her şartta güzel olmalı. Tabi bu güne ait olan pazarlama aktivitelerini bu işin dışında bırakıyorum. Bu günü bahane edip birlikte bir menü hazırlayalım isterseniz.
Şimdi öncelikle bu günün “kutlama” kısmı ağır bastığı için ve bayanların daha da ilgisinde bir gün olduğunu varsayarak işe menüyü tatlandıracak olan kısımdan başlayalım. Tabiki kuşkusuz şarap olmalı bu menüde. Tecrübeyle sabit olan fikrim Doluca’nın dömisek şaraplarından biri olan Moskado’yu önereceğim. Bu şarabı içipte beğenmeyen bay ya da bayan görmedim henüz. Eğer şimdiye kadar denemediyseniz bugün denemek için iyi bir bahane. İçimi rahat, tatlımsı ve bir o kadar da keyifli bir şaraptır. Sitesinde bir şişesi 23 TL. Fakat orada en az 6 şişe almanız gerekiyor. Bu da bir gece için fazla olur kanısındayım J bu yüzden mahallenizdeki şarap dükkanını tercih etmenizde yarar var.
Şarabı hallettiğimize göre şimdi yemeğe geçelim.
Bir kere bugün yemek içerisinde mutlaka taze krema kullanmaktan yanayım ama tabi bu kremaya kontras yaratacak maskülen bir tad gerekir, o da kırmızı et olabilir.Kırmızı etin diğer bir artısı her erkek gibi benim de kırmızı etle aramda ayrı bir aşk olması. Diğer yandan kanlı bir kırmızı et bugün için feminen tarafın fazla ilgisini çekmeyecektir zaten kremayı da onun için kullanıyoruz ;)
Kasaptan et alırken mutlaka nasıl bir tavanız olduğunu ve nasıl pişireceğinizi belirtin. Benim favori kasabım Erenköy tren istasyonuna yakın olan Gümrükçüoğlu Kasabı’dır. Kasabınızla ilişkiniz önemli ve bir o kadar da ihtiras doludur zaten. Ne zaman ikamet lokasyonumu değiştirsem yeni bir kasap-müşteri ilişkisinin eşiğine geldiğimden tatlı-ekşi bir hisse kapılırım (yuh lafa bak J ). Neyse, strogonof tarzı kuşbaşı et alın derim. Nedir strogonof ? Şekil itibarı ile kuşbaşının uzun boylu kardeşidir. 300-400 gram kadar yeterli olur. Hmm eti aldık, bu eti daha da adam etmek lazım şimdi;
Hafif derince bir kabın içine eti boşaltın. Marine için; adam gibi kokan sızdırılmış bir zeytinyağını etin üzerine dökün, sonra da üstüne katacağımız dip tadları koyalım. Birkaç diş sarımsak, dörde bölünmüş koca bir soğan. Kırmızı koca biberlerden bir tanesini dört-beş parçaya bölüp içine atın. Genelde kremayla gidecek baharatları seçmek zordur (en azından benim için) bu sebeple “damak koklama” formülümü kullanırım (bunu ayrı bir yazımda anlatırım). Kurutulmuş nane yaprakları fena olmaz, yarım avuç kadar marinenin içine katabilirsiniz. Ve biraz da kırmızı şarap katabilirsiniz. İyice karıştırın ve kabı bir kenara koyun beklesin. Bu eti ızgara olarak bir teflon tavada pişireceğiz aklınızda olsun.
Şimdi etin tadını belirlediğimize göre bunun yanına mantarlı bir garnitür yapacağız, ama bu garnitürü sıcak servis etmemiz gerektiği için birazdan anlatacağım.
Ufak ve basit bir salataya ne dersiniz;( bizim markette “atom” diye tabir edilen) yuvarlak marullardan küçükle-ortaboy arası bir tane alın ve tam ortadan ikiye bölün. İçini tuzlu suyla iyice yıkayın ama bunu yaparken yarım ay şeklini bozmayın, bütün kalsınlar. Suyunu süzdürdükten sonra bu salataları birer tabağa yatırın (salata tabağı), iç kanallarına nüfus edecek kadar (fazla değil) balzamik sirke ve zeytin yağı ekleyin. Salatadaki ekşimsi tadı şaraba ve kremaya yakıştırabilmek için marulun tepesine mısır taneleri serpin. Aman Ha ! Renk katmak için bile olsa domatese benzer bu mevsimde androit gibi takılan gıdalardan uzak durun. Yeşilliğiniz ve mısırınız zaten güzel bir renk veriyor merak etmeyin.
Pişirmeye başlayalım artık.
Etin yanına garnitür olarak bir de mantar yapalım isterseniz. Bildiğiniz düz kültür mantarından bir paket alın ve iyice yıkadıktan sonra kapağı olan bir teflon tavaya hepsini bütün olarak atın. Üstüne biraz su,tuz ve çok az zeytin yağı ekleyin. Altını kısık denebilecek derecede açın ve kapağını kapatıp pişirmeye bırakın.
Mantar adam olurken biz ete can verelim artık.
Marine kabını bi koklayın önce hissi güzel mi diye ? Taze keskin kokular geldiyse burnunuza güzel bişi yapacak gibi duruyorsunuz demektir
Teflon ızgara tavanızı çıkartın ve marinedeki etleri marineden süzerek iyice kızmış tavanızda kızartın (marinedeki ıvır zıvırı kapta bırakın). Ne kadar pişireceğinize bırakın keyfiniz karar versin.
Bu arada mantarı kontrol edin, onun mekanizması önce su verir sonra da tüm suyu çeker prensibine dayanır. Mantarlar bıraktığı ve sizin eklediğiniz suyu tamamen çekene kadar altı açık kalsın. Tavanın altını kapatacağınız manzara; tavanın tamamen susuz kalması ve mantarda 2. Derece hafif yanıkların başlamasıdır. Tavayı hareket ettirdiğinizde mantarlardan csss psss gibi sesler gelmelidir.
Etlere dikkat edin yanmasın !
Etlerin piştiğine inandıktan sonra üzerine bir ufak kutu taze kremayı boşaltın ve çevirmeye başlayın. Bunu yaparken çok az karabiber benim hoşuma gider. Krema hafif kahverengimsi bir hale geldiğinde kremanın tadına bakın, mutluysanız tamamdır.
Kocaman düz süslenmiş tabak; yarım ay kremalı etiniz, kalan boşluğa css pss eden mantarınız. Başka bir kapta adam başı yarım atom salatanız. Bir de balon olmayan ama içerken kokusunu hissettirecek derecede derin olan bir kadehte soğutulmuş Moskado’nuz.
Sonrasına karışmam ;)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder